logo

MİSAFİR KALEM

  • Slayt Gösterisini izleyebilmek içinFlash Player kurmalısınız.
    Sağ Lob – Sol Lob Testi
  • Önceki Yazılar

BAĞLANTILAR

Anket

    • Yeni sitemizi nasıl buldunuz?

      Sonuçları Gör

      Loading ... Loading ...
  • Site Sayacı

    • Online: 0
    • Bugün:36
    • Toplam: 2248
  • Çocuk Hakları

    Bulundugunuz Yer : Anasayfa » Misafir Kalem » Sağ Lob – Sol Lob Testi
    DUYURULAR
    Okulöncesi, İlk ve Ortaöğretim Okulları için Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yıl Sonu Çalışma Raporunun Hazırlanması: Açıklama - Rehberlik Servisleri yıl sonu... Aile Eğitimi TV Programı: Aile Eğitimi TV Programında "Davranış... "Kaynaştırma Programı Başarısızlık Nedenleri" Araştırma Sonucu: Bağlar İlçesinde yer alan 29 Okul Psikolojik... Aile Eğitimi TV Programı: Aile Eğitimi TV Programında 30.04.2012... Seminer Katılım Belgeleri: "Psikososyal Müdahaleler Eğitimi" ve " Çocuk...
    yazarYazar: Baglar Ram | tarihTarih: 18 Mart 2011 / 19:28 | etiketEtiketler:

    Sevgili ÖĞRETMENLERİMİZ, iyi bir eğitim programının  dört temel özelliğe sahip olması  gerekir.

    o Eğlendirmeli,

    o Değişik  olmalı,

    o Hayal gücünü harekete geçirmeli,

    o Sağlam ve mantıksal bir temele dayalı olmalıdır.

    Eğitim kurumlarımızda  işlenen   derslerin genelde en temel özelliği öğrencilerin dikkatini çekmemesi ve onları uyutmasıdır.  Eğitim sistemlerinin ve eğitim kurumlarının   önündeki en ciddi çıkmaz da  buradadır.    Çünkü insanların dikkatini çekmeyen (katılımlarının olmadığı) ve ‘ uyurken’  bir şey öğrenmeleri  mümkün değildir.

    Bu sebeple dersin eğlendirici olması, öğrencilerin uyanık kalmalarına imkan vereceği için, öğrenmeyi  mümkün kılar.  Oysa geleneksek eğitim sistemleri ciddidir  ve asık suratlıdır.  Böyle bir ciddiyette öğrencilerin sınıftan kopmalarına yol açar .

    Çağdaş bir  eğitim programının  sahip olması gereken ikinci    özellik   değişiklik yaratmasıdır.  İnsan hafızası değişikliğe ve farklılığa duyarlıdır.  Bir dersin işlenişi sırasında yaratılabilecek  farklılık, mekanı değiştirmek, üslubu değiştirmek veya örnekleri  çarpıcı kılmakla mümkün olabilir.

    Çağdaş eğitimin üçüncü öğesi   hayal gücünü harekete geçirmesidir. Öğrencilerin hayal gücünü  harekete geçirmek, öğretmenlerin işini  büyük ölçüde kolaylaştırdığı gibi , dersleri de daha eğlenceli hale getirmektedir.  Çünkü öğrencilerin artan dikkatleri   daha iyi öğrenme ve hatırlamalarına imkan verir.

    Çağdaş eğitim anlayışının dördüncü  öğesi  anlatılanların  ve verilen dersin sağlam bir  mantıksal temele  oturtulmasıdır. Bunun anlamı  sınıfta konuşulanların hayatla bağlantısının kurulmasıdır.  Hayatla bağlantısı kurulmayan her türlü bilgi, öğrenciler için yüktür ve    insan hafızasının yapısı gereği  unutulmaya mahkumdur.Bu ilkelere uymayan bir eğitim anlayışıyla    öğrencilere kazandırılmak istenenler   onun zamanını işgal etmekten öteye gidemez.

     

    ÖĞRENCİNİN HATIRLAMASINA YARDIMCI OLUN

    İyi bir ders anlatmak ve  öğrencileri etkilemekten daha önemli olan, anlattıklarınızın sonradan hatırlanmasıdır.  Yapılan araştırmalar öğrencilerin, dersin belirli bölümlerini  diğerlerine oranla daha canlı ve iyi hatırladıklarını ortaya koymuştur.

    Öğrencilerin hafızasında yer edenler şunlardır:
    1. 1.    * Dersin başında anlatılanlar (Başlangıç etkisi)
    2. 2.    * Sonunda anlatılanlar ( Bitiş etkisi)
    3. 3.    * Alışılmamış olanlar
    4. 4.    * Tekrarlananlar.

    * Kişisel olarak içine dahil oldukları

    ÖĞRENCİLERİN HAFIZASINDA YER ETMEK İÇİN  BEŞ ANAHTAR

    Sevgili arkadaşlar, anlattığınız dersin, öğrencilerinizin hafızasında  yer etmesi için, dersinizi aşağıda sıralanan beş anahtarı gözönünde bulundurarak hazırlayın ve anlatın.

    1.   Güçlü bir başlangıç yapın

    Bir derste en değerli zaman, derse başladığınız ilk dakikalardır. Bu sebeple sınıfa zamanında gelin ve hiç oyalanmadan  derse başlayın. Uzun giriş cümlelerinden , öğrencileri motive etmek için kaygı arttırıcı, açık veya kapalı tehdit havası taşıyan yaklaşımlardan kaçının.

    Başlangıç etkisinden yararlanmak için iki öğeye dikkat edin.

    a.) İlişki kurun: Sizi dinleyecek olan öğrencilerinize  bildiklerinizi ve öğretmek istediklerinizi aktarmanın yolu, onlarla ilişki kurmaktan geçer.  Bu istek  gözlerinizden, bedeninizden ve hareket biçiminizden dışarı yansır.   Sınıfın ilgisini çekecek bir giriş yapın, bir soru sorun, bir espri yapın, bir fıkra anlatın.

    b.) Öğrencilerinize derste anlatacaklarınızla ilgili  bir plan verin. Bu planın ana hatlarını tahtaya yazın. Yapılan araştırmalar öğrencilerin planını bildikleri dersleri  daha iyi hatırladıklarını ortaya koymuştur.  Kısacası “öğrencilerinize ne anlatacağınızı anlatarak işe başlayın”. Öğrencilerinizi nereye, nasıl götüreceğinizi açıklayın.

    2.    Düzenli Tekrarlar Yapın

    Anlattığınız derste   en çok önem verdiğiniz noktaları düzenli olarak tekrarladığınız zaman, bunlar öğrencilerin hafızasında yer eder.  Bu konuda aşırıya kaçmak doğru değildir.  Ancak ölçülü tekrarlar iyi  bir  hatırlanma yoludur.

    3.   Alışılmamış vurgulamalar ve benzetmeler yapın

    Hatırlanmasını istediğiniz önemli noktaları  alışılmamış  yollarla vurgulayın. Pasif bir konumda olan öğrencileri uyarana ve neşelenmeye  ihtiyaçları vardır.  Eğer vurgulamak istediğiniz noktaları alışılmamış örnekler ve mizahla birleştirirseniz, öğrencileriniz bunu şevkle karşılayacak ve hatırlayacaktır.

     

    Örneğin

    Karadeniz bölgesinin  ürünleri olan tahta, tütün, pirinç, çay, mısır ve fındık şöyle anlatılabilir:

    “Ahşap sandalyesinde  oturan bir adam, bir kase pirincini yedikten sonra  bir elinde çay, bir elinde tütün içiyor.  Daha sonra da tatlı olarak mısır   ekmeğinin üzerine  fındık ezmesi  sürerek yiyor.”

     

    Böyle bir bağlantı zinciri birbirinden bağımsız olarak  altı ürünü hatırlamaktan çok daha kolaydır.

     

    4. Katılımı arttırın

    Eğitim, öğretmenin kendi kafasındaki bilgileri, öğrencinin kafasını açıp, içine akıtacağı edilgen bir süreç değildir. Bu sebeple,  öğrencilerinizle aranızda tartışmalar, egzersizler v e sorular yoluyla  kişisel bir bağ kurabilirsiniz. Çok daha canlı anı ve izlenimlere sahip olmalarını sağlayabilirsiniz.  Yapılan araştırmalar cevabı beklenmeyen soruların, öğrencilerin dikkat düzeylerini yükselttiğini ortaya koymuştur.

    Bundan daha önemlisi , , bazı  noktaları öğrencilerin kendilerinin bulup çıkartmasına  imkan vermektir.  Bunu başarabildiğiniz takdirde, öğrencilerin hatırlama miktarları daha çok artacaktır.

    5. Güçlü Bir bitiriş yapın.

    Her dersin sonunda hatırlanma düzeyi yükselir.  Bu avantajı iyi kullanabilmek için, dersinizi tamamlamadan önce dersin temel mesajlarını bir kere daha vurgulamak yararlı olur. Ders başlarken, amaç   olarak belirlediklerinizi  sınıftaki öğrencilerinize mal  etmek için son şansınız finalinizdir.

    Bir çok öğretmen  dersin sonunda kan ter içinde  dersini tamamlamaya çalışır. Bu son derece hatlı bir  tutumdur. Hatırlama açısından en değerli zaman olan son dakikaları, dersin özünü ve temel mesajını tekrarlamak için kullanmak gerekir.

    Sıkışık müfredat programı sebebiyle   öğretmenlerin zaman zaman sürüklendikleri  daha hatalı bir tutum da, dersi teneffüse taşırmak ve öğrencilerin motivasyonlarının “sıfır” düzeyine indiği ve algılarının kilitlendiği bir sırada bir şeyler anlatmaya çalışmaktır.

    Derse başlarken “öğrencilerinize ne anlatacağınızı  anlatarak işe başlayın” önerisinde bulunmuştuk. Dersi bitirirken de “öğrencilerinize  ne anlatmış olduğunuzu söyleyin”. Böylece insanın hafızasının en duyarlı olduğu  noktalarda onların beyninde yer kazanmanız mümkün olacaktır.